17 Mart tarihli Mayn gazetesi fevkalade mühim bir haritayı ihtiva etmektedir.

Bu harita, Asya’da, Avrupa’da istiklal ilan eden otuzbir hükümeti açıklıyor.

Biz bugün, bu 31 hükümetten birini, müstakil Kurdistan’ı nazarı dikkate alacağız. İki gün sonra okurlarımızın görüşlerine sunacağımız bu haritanın, artı işaretiyle gösterilen kısmı, Kürd bölgesi hükümetidir. Kurdistan’a ait olan tarihi gerçekler ve sayımı, bundan önce bu sütunlarda uzun uzadıya mütalaa ve tetkik etmiştik.

Şimdi yine aynı esasları, fakat bu sefer son Avrupa gazetelerinin tasdike mazhar ve kabulü olan hakikatlere nazaran tekrar edeceğiz.

Bundan onbeş gün evvel yayınlanan “Jurnal Deba” gazetesinin Kurdistan hakkında ve Kürdlerin tarihi hukukunu izah ve tasvip eden makalesi, ihtimal ki okurlarımızın pek çokları tarafından mütalaa edilmemiştir. İlkönce özetle ondan bahsedelim:

“Jurnal Deba” gazetesi, Paris Sulh Konferansı nezdinde Kürdlerin murahhas heyeti reisinin detaylı beyanatını neşrettikten sonra, Harb-ı Umumi’den evvel neşredilmiş olan resimli kitaplara istinaden, Anadolu’nun şarkındaki altı vilayette yaşayan nüfusun Kürd olduğunu ve nüfusunun ekser çoğunluğunun Kürdlere aidiyetini beyan eyliyordu.

Bunu müteakip yayınlanmış olan Mayn gazetesi de, başmakalesinde müstakbel Ermenistan hükümetinden bahsederken, Ermeniler lehine tertip edilmiş olan istatistiklere dayanarak mevzuu bahis meseleyi mütalaa etmektedir.

Makale yazarı hâlihazırdaki durumu: “Değil savaştan sonra, tehcir ve öldürme usulünün tatbikatından önce mevcut olan nüfus miktarını nazarı itibara aldıktan sonra, adı geçen vilayete ekseriyet nüfusun ezici bir surette Ermeni olmayan unsur da bulunduğunu ve çoğunluğun azınlığın hâkimiyetine tabiiyeti, gayri adilane ve gayri mümkündür.” dedikten sonra, Ermenistan sorununa başka bir çözüm yolunu bulmak icap edeceği mütalaasını açıklamaktadır.

Ogün önce şehrimize gelip Vakit gazetesi tarafından baş sütuna konulan Oweş gazetesindeki makalede, Kürdlerin ve Kurdistan’ın asli hukukunu teyit ve ispatlamakta idi.

İlmi kitaplarda, tarihi eserlerde, sayım cetvellerinde, tarafsız alimlerin toplanan yazılarında mevcut olan bu kesim gerçekler Mayn, Deba, Soor gibi ciddi gazeteler tarafından, Paris Sulh Konferansı’nda insanlık kaderi bahis mevzuu olurken, müdafaa ediliyor.

Adalet ve insaniyetperverliğine sarsılmaz bir kanaatle bağlı bulunduğumuz Fransa’nın asil evladı tarafından yalnız hakkı muhafaza endişesiyle yazılmış olan bu kalem mücadelesiyle, Kürdlerin minnettar kalplerinde ebediyen yaşayacaktır.

Nihayet inanıyoruz ki bugün kabul olunup tasdik altına alınmış olan Kürd hakkı nüvesi, günden güne geniş bir şekilde inkişaf edecek ve her millet gibi Kürdlere tarihin, bugünkü vaziyetin, nüfus çoğunluğunun, milli mevcudiyetin temin ettiği hukuk ve gerçeklerden azami surette istifade edecektir.

Kürdlerin aydın, endişeden uzak, akıllıca hareketi, Osmalı hükümetinin makul ve samimi yardımı, muhtelif büyük devletlerin adaleti bu hususta en kesin ve en emin bir teminatıdır.

Osmanlıcadan çeviren: Cemîl Amedî

 

(Serbestî, no: 462, 7 Nisan 1919)