Ey yüce İslam milleti ve ey ehli vatan (vatandaşlar)! Feryadıma imdat edin, vicdan ve hamiyetinizi takınıp bana merhamet ediniz. Asırlardan beri istibdat mezaliminin kahır pençesinde hak ile yeksan iken (yerle bir olurken) elhamdullilah Allah’ın inayeti, Peygamberin ruhaniyeti ile sizin de çaba ve gayretiniz semeresiyle istibdad zincirinden ve esaretten kurtuldum. Fakat ne fayda beni çıplak ve sergerdan (sersem-şaşkın) bıraktınız. Sümbül saç örgülerim perişan oldu. Libastan (elbiseden), infaktan (beslemeden) mahrum kaldım. İşte esen şiddetli rüzgar karşısında titriyorum. Artık insafla muamele ediniz. Şan ve şerefime layık olan tertemiz şeriatın pahalı libasıyla techiz ediniz. Ben de her türlü hileden korunduğuma emin olayım. Marifet hakikatının meyvelerinden beni rızklandırınız da yeni bir ebedi hayata malik olayım, kıyamete kadar sizi de faydalandırayım. Selefleriniz kıymetli müctehitler, beni size yadigar ve Allah’ın emaneti olarak bıraktı. Ecdadınıza şimdiye değin benim nimetimle perverde olmuş (beslenmiş), onların sertacı idi. Siz ise pek soğukkanla beni der-ağuş ediyorsunuz (kucaklıyorsunuz).
İşte akıllara hayret veren, kainatı aydınlatmaya başlayan “ravza-i ittihadı Muhammedi”yi (Muhammedi bahçesinin birliğini) ecdadınızın ruhları, şehadet parmaklarıyla size gösteriyor.
Siz hala gözlerinizi kapatıyorsunuz. Vucudumda açılan yaraları pek derinden inletiyor, şu son günlerde de artık volkanın feveranı kalbim zeminine akis edercesine bütünbütün feryadım artıyor. Vücudumun azalarını Anadolu, Rumeli cihetine bir kerecik şefkatla atf-ı nigah (göz atma) ederseniz o müthiş yara ve feryadımın acaip manzarasını görürsünüz. Hasta olan vücudum öyle merhametlerle iyileşmez. Ancak şeriat attarı (aktarı- güzel kokusu) ve ittihad merhemleriyle sıhhat bulacak. Ecdadınızın ruhları da şad ve handan (sevinmiş) olacaktır.
Şiir: Acep aczinde sen nasıl duydun feryadı
Haber vermiş “Sûkutî” galiba vatan badi
Derviş Sûkutî”[1]
(Wergera ji Osmanî: Cemîl Amedî)
[1] Derviş Sukûtî, Volkan, no: 82, İstanbul, 1909, r. 3
Şirvove (0)
Hêj şîrove nînin. Şiroveya yekem tu bike.