Asê Xençer Xemiland adıyla yayınlanmış olan roman Kürt edebiyatına bir çağ atlatsa da,mutlaka yasaklanması ve dağıtım ağında olan tüm kitapların da hemen toplatılarak edebiyat tarihinde sanatseverlerin birçok kez kahrolarak  tanıklık ettiği gibi  ama bu kez toplumun tüm kesimlerinin önünde herkese açık değil de tüm iyi niyetli çabalarına  rağmen sıradan eserler üretmekten öteye geçemeyen yalnızca benim gibi  “fedakar ve de cefakar edebiyatçıların”  toplatıldığı meydanlarda  acilen yakılarak imha edilmelidir..  

Çünkü Asê Xençer Xemiland romanı da  Brecht’in aşağıdaki şiirine konu olan kitaplar gibi  gerçeklerin sanatsal kaygı ve rafine edilmiş estetik duygularla kaleme alındığı bir kitap olsa da ,

Müktedirlerin  geçmişte olduğu gibi sanatın boyun eğmeyen o soylu varoluş gerekçesine tahammülsüzlüklerinden dolayı değil, bu kez Kürt edebiyatındaki niteliksel sıçramaların niceliksel büyüklüğün gurur okşayıcılığına kurban edilmesi adına kesinlikle yasaklanıp yakılmalı ki

“Buyurunca Hitler hazretleri

zararlı fikirlerle dolu kitapların yakılmasını

halkın önünde, alanlarda,

öküzler odun yığınlarına araba araba kitap taşıdı.

Gözden düşmüş şairlerden biri,

hem de en iyilerinden biri,

şöyle bir göz gezdirdi yakılacak kitaplar listesine,

gitti aklı başından:

Unutulmuştu kendi adı.

Hemen seğirtti çalışma odasına,

sanki öfkesinden kanatlanmıştı.

O saat bir mektup karaladı zorbalara:

"Benimkileri de yakın!" dedi. "Benimkileri de

Yapamazsınız bana bu kötülüğü,

kenarda bırakamazsınız beni!

Ben de hep gerçeği söylemedim mi kitaplarımda?

Neden davranırsınız bana yalancıymışım gibi

Canı gönülden istiyorum işte:

Yakın benimkileri de!"

Bertolt Brecht’in bu şiirindeki duyguları tüm içtenlikleriyle paylaşan benim gibi “edebiyatçılar”, bu yeni yakılıp yasaklanma gerekçesi karşısında mahcubiyetten “yakın benimkileri de” diyebilmemeli…

                                   ***                                                                

Çünkü eğer Asê Xençer Xemiland romanı bu gerekçeyle  yasaklanıp , yakılmazsa; Kürtçe roman yazan ya da  daha doğrusu bu romanı okuyuncaya kadar Kürtçe roman yazdığını sanan bir çok yazar, mahcubiyetten kalem bırakacağından Kürt edebiyatı artık niceliksel olarak da büyüyemediği için daha da çoraklaşacak, Kürtçe roman yazmayı düşünen bir çok genç yazar da bu harikulade roman karşısında kendilerine olan özgüvenlerini yitireceklerinden edebiyat dünyasından tamamen uzaklaşacak ve bundan dolayı da   Kürt edebiyatına yeni edebiyatçıların olası katılımı en azından bir süreliğine de olsa ne yazık ki sekteye uğrayacaktır.

Ayrıca günümüz  Kürt edebiyatı eleştirmenlerinin Kürt edebiyatı değerlendirmelerini temelden sarstığı için edebiyat eleştirmenlerinin yeni değerlendirmeler yapmalarına neden olacak sancılı bir sürece neden olma ihtimali de olan bu kitap, yasaklanıp var olan tüm nüshaları da  yakılmadığı takdirde sanatsal kaygıların göz ardı edildiği günümüz Kürt edebiyatının bir çok ürününün Kürt edebiyatı üzerindeki mahcubiyetinin  gölgesi bu romanın yaydığı göz kamaştırıcı bir ışıkla her geçen gün gittikçe daha da büyürken,  gölgesi büyüyen o eserlerin de ne yazık ki artık gittikçe daha da cüceleşmesine neden olacaktır… 

                                   ***

Kürtçeyi bir zamanlar dışarıda, şimdi de okulda, hastanede, adliyede , camide ya da cem evinde yani kısaca kamusal her alanda yasaklayan zat-ı şahanelerin bu günkü ardıllarından, ataları gibi kaba bir ceberutlukladeğil, 

anayasasında herkesin Türk olduğu yazılan bir ülkede Kürtçenin edebiyat dili olamayacağının “ ilmi gerekçelerini” birbirlerine her gün  anlatan sağcısı solcusu, devrimcisi faşisti, mütedeyyini liberali, Müslümanı gayrimüslimi tüm​“ilim insancıkların” bilim dünyasını hayrete düşüren argümanlarını “ilim” adına heyecanla sahiplenip buna Kürtçeye olan tahammülsüzlüklerini de eklemleyerek Kürt edebiyatının yükselen yeni bir yıldızı olan Mazhar KARA adlı zatı muhteremin parıldayan bu eserini, bu kitabı okuyuncaya kadar kendini harikulade Kürtçe edebi ürünler verdiğini sanan ama bu romanı okuduktan sonra bu roman hakkında Kürtçe kısa bir değerlendirme yazısı yazacak bir cesareti bile artık kendinde bulamayan bir "yazar " olarak acilen yasaklanmasını talep ediyorum...

Ama zulümlerinin kaynağı ata mirası köhnemiş  zihniyetleri olan bugünün kardeşliğe düşman muktedirlerden böyle utanmazca bir talepte bulunurken, sanat adına olsa da,

sanatsal her türlü kaygıdan uzak fakat son derece iyi niyetle ve de oldukça zorlu şartlar altında büyük emekler harcanarak üretilmiş  ürünleri, Kürt edebiyatına destek gibi soylu bir argümanla etki ettikleri büyük kitlelere oldukça kolay ulaştıran her türlü SİYASİ ve “KÜLTÜREL” organizasyonlara da, Kürt edebiyatına çağ atlatan bu kitabı görmezden gelme çabalarından dolayı yukarıda dile getirdiğim düşüncelerimden dolayı çok  teşekkür ediyorum.