1. Halil Hayali (Xelîl Xeyalî) ve Kürd dili üzerine çalışmaları

Bugün itibariyle bilinen belgeler ışığında, Ömer Avni’nin “Kavaid-i Lisan-ı Kurdi” adlı eserinden sonra, 1900’lerin başlarında yapılmış ve yayınlanmış önemli çalışmalardan bir de Modkanlı Halil Hayali Bey’in “Elîfbayê Kurmancî” adlı eseridir.

Farklı kaynaklarda doğum tarihiyle ilgili değişik tarihler verilse de, Halil Hayali’nin, mezar taşında kazılı tarihe göre 1864’te Bitlis’in Mutki kazasının Zenderli köyünde doğmuş, bölgede saygıyla anılan ailesi Modan aşiretine mensuptur. O doğduğu zaman, Kürdistan’da Mirlik sistemi dağılma ve lağvedilme sürecinde idi. Mir Şerefhan ailesi yönetimindeki Bitlis Mirliği de aynı akamete uğramıştı, bölgede şiddet ve karmaşa hâkimdi. Bu ortamda eğitimine bölgedeki medreselerde başlamış ve iyi bir medrese eğitimi aldıktan sonra, “tahsilin sürdürmek üzere Diyarbekir’e”[1] gitmiş.

“Sicil-i Ahval kayıtlarına göre 1882 yılında Bitlis’te balşadığı memuriyet hayatına Siirt’te devam etmiş olan Hayali, daha sonra 1890 yılında İstanbul’a gitmiştir.”[2] Burada eğitimini tamamladıktan sonra Halkalı Yüksek Ziaraat Mektebi’nde muhasebeci olarak memuriyet görevine başlamıştır.

Bu dönemde İstanbul’da tahsil eden birçok Kürd öğrencisini tanımış, onlara rehberlik yapmış, destekte bulunmuş ve ulusal kimlik bilinci taşımıştır. O dönem Nümune-i Terakki Mektebi’nde öğrenci olan Diyarbekirli Kadri Cemil Paşa onu anlatırken, çok değerli ve katıksız bir Kürd milliyetçisi olarak[3] tanıtır. Ekrem Cemil Paşa da, onun için, Kurmancice, Zazaca, Türkçe, Farsça ve Arapçayı iyi bilen büyük ruhlu ve azimli pek himmetli bir kürdperver olarak tanıtır.[4] Hemşehrisi ve yakın dostluğu olan Bedîüzeman Said-i Kurdî de bir yazısında onun hakkında; “Hamiyet-i millinin (milli gayretin) bir misalini size takdim ediyorum ki, o da Motkili Halil Hayali Efendi’dir. Milli gayretin her alanında (kısmında) olduğu gibi, dil ve edebi alanda da en öndedir. Dilimizin esası olan elifba, sarf ve nahvini oluşturmuş. … Hakikaten Kürdistan maddeninden böyle bir hamiyet cevherine rast gelindiğinden, bizim istikbalimizi onun gibi ümidinden birçok cevherler aydınlatacaktır.

İşte bu zat, uymaya layık bir gayret ve çalışkanlık nümunesi ortaya koymuş ve milli dilimize dair tamamlamaya muhtaç bir temel atmış. Onun eserine gitmeyi ve temeli üzerine bina etmeyi çalışıp gayret gösterenlere tavsiye ediyorum.”[5]

Halil Hayali, Xelîl Xeyalî Modkî, M. X. (Modanî Xelîl) ve kızı Naciye Hanım’ı kastederek “Bavê Naco M. X.”[6] imzalarıyla yazıları Rojî Kurd, Hetawî Kurd vd. mecmua ve gazetelerde yayımlanmış, eserleri basılmış, dönemin Kürd cemiyetlerinde yer almış ve bahsedilen yayın organlarında ağırlıklı olarak Kürd dili, tarihi, edebiyatı ve Kürdçe eğitim üzerine yazıları yayımlanmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra, resmi kayıtlarda ismi Halil Hayali Modan olarak geçmiştir.

3.1. Kürdçe alfabe, kıraat, sarf ve nahv

“Fransızca ve Arapça dillerini çok iyi bilen, Kürd milletinin her türlü yoksulluğunu görerek, milletinin derdine çare aramak ihtiyacını duyan Halil Hayali, Kürd dilinin gramerini kaleme alarak bir de sözlüğünü hazırlamıştı.”[7] Halil Hayali başlangıçta bu çalışmayı, o dönem İstanbul’da öğrenci olarak okumakta olan Ziya Efendiyle birlikte yapmışlar. “Mutkili Halil Hayali ve Çermik kazası Zazalarından olup Diyarbekir’de oturan Tevfik Efendi’nin oğlu Ziya Efendi (Ziya Efendi Türkleşince “Ziya Gökalp” lakabını takınıp Türk Ocağı ve Türk Yurdu kurucuları arasına girdi.) ile birlikte Kürtçenin gramerini kaleme almışlar, Bir de sözlüğünü yazmaya başlamışlardı ki, Ziya Efendi okumakta olduğu Mekteb-i Tıbbiye’den hür düşünceleri nedeniyle okuldan çıkarılınca mecburen Diyarbekir’e dönmüş ve yazılmakta olan bu eserleri de beraberinde Diyarbekir’e götürmüştü. O tarihten sonra Meşrutiyetin ilanına kadar Halil Hayali bir daha Ziya Efendi ile görüşememişti. Meşrutiyet’ten sonra İstanbul’da karşılaştıklarında Halil Hayali kendisinden kısmen beraberce hazırlamış oldukları Kürtçe gramerini istemişse de, Ziya Efendi bunları yaktığını söyleyerek vermek istemediğinden Halil Hayali, Kürt milletinin muhtaç olduğu bu eserleri yeniden yazmağa başlamıştı.”[8]

Halil Hayali’nin yeniden yazmaya başladığı söylenen “Sarf û Nahv” (Kürtçe Dilbilgisi)  ve “Kamus” (Sözlük), halen de bulunmuş değil ancak hazırlamış olduğu “Elîfbayê Kurmancî” toplam 27 sayfa olup 1325 yılında Kürdizade Ahmed Ramiz tarafından basılmıştır.[9] Bu eserin sonunda “Rica” başlığı altında yapılan açıklamaya göre; “Bu eserden sonra, Kürdçe Kıraat (okuma kitabı), Sarf (Morfoloji) ve Nahv (Dilbilgisi) de yayımlanacaktır.”[10]

Meşrutiyetin ilanından hemen sonra 19 Eylül 1324’de (2 Ekim 1908) Kürd Tevün ve Terakki Cemiyeti (KTTC) kurulur ve kısa bir süre sonra 5 Aralık 1908’de cemiyete bağlı olarak Kürd Teavün ve Terakki Gazetesi (KTTG) yayınlanır. Halil Hayali KTTC kurucu üyelerinden biridir. KTTC ve yayınladığı gazete, bir yıl geçmeden 9. sayıdan sonra dönemin siyasi iktidarı tarafından kapatılır. Cemiyetin tüzüğüne ve yayınladığı KTTG’indeki yazılara baktığımızda, cemiyetin Kürd diline ve Kürdçe eğitime oldukça önem verdiği görünmektedir. Kısa dönem içerisinde cemiyet kapatılıp ve yayınladığı gazetenin yayını da durdurulduktan sonra, KTTG’ni çıkaran kadro tarafından Kürd Neşr-i Maarif Cemiyeti (KNMC) kurulmuştur. Bu yeni cemiyetin yönetiminde Kürdçe eğitim ve öğretimin yaygınlaştırılması için “Kürd Meşrutiyet Mektebi?” adıyla ilköğretim düzeyinde bir okul kurulmuş ve dönemin Maarif Müdürlüğü’nden de maddi destek almış ilk Kürd kurumudur. Bu okulun yönetimiyle ilgi Kadri Cemil Paşa şöyle bir aktarımda bulunur: “Halil Hayali samimi bir milletperver olan Diyarbekirli Mirî Katibizade Cemil ve Liceli Kürdizade Ahmed Ramiz’le birlikte Kürd çocuklarını okutmağa mahsus bir okul ve Kürd cemiyetine bağlı bir de Kürd basım evi kurmuşlardı.”[11] Celîlê Celîl “Azadamard” adlı Ermeni gazetesine dayandırarak, Abdurahman Bedirhan’ın okulun müdürü olduğunu belirtmektedir.[12] Bahsedilen okulun ne kadarlık bir süre varlığını sürdürdüğü, kaydettiği öğrenciler, hazırladığı eğitim-öğretim materyalleri, gösterdiği faaliyetler ve akıbetiyle ilgili elimizde pek fazla bir bilgi yoktur. 1910’da basılmış olan Halil Hayali’nin “Elifbayê Kurmancî” kitabı, büyük ihtimalle bu okulda okutulan ders materyallerinden biri olmuş. Halil Hayali’nin yukarıda belirtilen iki cemiyetin de aktif üyesi, Kürd dili ve kültürü alanındaki çalışmaların da sorumlularından biri olduğu kesin, fakat Kadri Cemil Paşa’nın bahsettiği basımeviyle ilgili yeterli bir bilgiye sahip değiliz.

Halil Hayalî’nin “Elîfbayê Kurmancî”si, arapça alfabesiyle yazılmış olup 34 harften oluşmakta ve toplam 27 sayıfadan ibarettir. Bu eser 1325 yılında Diyarbekirli Kürdizade Ahmed Ramiz tarafından yayınlanmıştır.

Aa   Bb   Pp   Tt   Ss    Cc   Çç  Hh

Xx   Dd   Zz    Rr   ..…    Jj    Ss    Şş

Ss   Zz   Tt    Zz   eyn  ğeyn Ff   V

Qq   Kk  Gg   Ll  Mm  Nn  Ww  Hh

La   Y (î)

3.2. Rojî Kurd, Hetawî Kurd dergileri yazarlığı ve Kürdçe lûgat

1912’de kurulan Kürd Hêvî Talebe Cemiyeti’nde Halil Hayalî’nin büyük emeği var. 6 Heziran 1329’da (19 Haziran 1913) bu cemiyete bağlı olarak Rojî Kurd dergisi yayına başlar. Halil Hayalî, cemiyetin yayın organı olan Rojî Kurd’de yazdığı yazılarda, Kürdler ve Kürd dili üzerine yapılacak çalışmalara dair programatik bir perspektif ortaya koymuş. Dönemin siyasi iktidarı tarafından Rojî Kurd’ün yayını durdurulmasından sonra, onun yerine yayınlanan Hetawî Kurd dergisinde de yazıları yayınlanmış. Halil Hayalî’nin Rojî Kurd ve Hetawî Kurd dergilerinde yayımlanmış yazıları:

– “Pîroznawe”[13]

– Ziman û Nezanîya Kurdan[14]

– Ji Rojnaweyî Sebîlûrreşad Wergerî Bûye[15]

– Tefsîrê Şerîf-Tercûma Wî[16]

– Ziman[17]

– Bextreşî û Mehrûmîya Kurdan-1[18]

– Ji Mezinê “Kurdan” ra[19]

– Gilî û Gazin[20]

– Bextreşî û Mehrûmîya Kurdan-2[21]

-Ji Mezinê Kurdan ra ye[22]

– Fe’tebirû ya Uli’l Esbar (Ey Basiret Sahipleri İbret Alınız!)[23]

– Derdê Kurdan[24]

– Ji Qesîdeyê Hecî Rehmetî Têne Zanîn ku[25]

– Bêtalimîya Kurdan[26]

– Erbab-ı Hamiyet ve Himmete[27]

– Nehcûl Enam el-Kurdî [28]

Kürd dili alanındaki çalışmalarıyla bilinen Halil Hayalî, “Ziman” (Dil) başlıklı makalesinde dile getirdiği “Kürdler bugün neye muhtaç?” sorusuyla dahil olduğu tartışmada şu önerilerde bulunmuştur:

“1- Hızlı bir şekilde okuma ve yazmayı sağlayacak harfleri belirlemek,

2- Yeni tarzda bir alfabe hazırlamak,

3- Kürd dilinin tamamını kapsayacak bir kamus (sözlük) hazırlamak,

4- Bir ilm-i hâl hazırlamak,

5- Kürd tarihi ve geleneklerini kapsayan bir kitap hazırlamak,

6- Kürd coğrafyası, adet ve tabiatlarını, aşiretlerin adı ve miktarları,

7- Hesap kitapları (Matematik),

8- Kürd dili için bir sarf ve nahv hazırlamak,

9- Kürd büyüklerinin biyografisini hazırlamak,

10- Kürd edebiyatı ve şairlerin antolojisini hazırlamak.”[29]

Hetawî Kurd dergisinin dördüncü sayısında Babê Naco M. X. adıyla yayımlanan “Erbab-ı Hamiyet ve Himmete” başlıklı yazısında, Kürd diline dair Şerefname’de “beş şube” olarak tasnif edilen Kürd dilinin her bir diyalektinin kunuşulduğ alanları belirleyerek adeta bir Kürd dil haritasını belirlemiştir. Sözkonusu makalede bununla birlikte, şehir ve kasabalarda ikamet eden servet ve saman sahibi Kürdlerin milletlerini ihmal etmelerini, Kürd ulema zümresi, meşayihlerin ve münevverlerin, Arapça ve Farsça yazan Kürd ediplerini milletlerine karşı gerekli olan mesuliyetlerini yerine getrimemelerini sert bir dille eleştirmektedir. Avrupalıların bu fedekar, cesur ve bedbaht Kürd kavmi hakkında birçok malûmat edinmelerine rağmen, Kürdlerin kendileri bu konuda malûmat elde edilmesi için gerekli girişim ve çalışmalarda bulunmamışlar. Kürdlerin ananat-ı milliyelerinden ve ahval-ı kavmiyelerinden bu derece bihaber kalmaları yürekler parçalayacak derecede suzişlidir (acıklıdır).[30]

Mehmed Mihri’nin Kurdistan dergisinde “Kürdçe Lugat” başlığı altında Haziran 1919’un sonlarında yazdığı makalesinde, Halil Hayalî’nin henüz basılmamış lügat çalışmasından bahsederek kendi çalışmasında bu eserden çok faydanaldığını belirtmektedir. “Bu eser Kürd milletinin yegâne edip, hamiyet sahibi ve dilbilimcisi olan fazıl, muhterem Halil Hayalî Bey tarafından yazılmış menşei ve dayanağı merhum Paşa’nın kitabıdır.”[31] Halil Hayali ve diğer arkadaşlarının çalışmalarının 1922’lere kadar aktif bir şekilde devam ettiğni biliyoruz. Ancak 1922’lerin sonlarına doğru İstanbul, Ankara Hükümeti’nin denetimine girince, birçok Kürd siyasetçisi ve aydını İstanbul’u terk etmek mecburiyetinde kalmışlar ve orada kalanlar da kendini kamufleetmeye ve gözlerden uzak kalmaya çalışmışlar.

Ekrem Cemil Paşa Hatırat’ında, 1928’de Kastamonu hapishanesinde çıktıktan sonra, İstanbul’da birçok defalar onun ziyaretin gittiğini söyler ve 1929’daki son ziyaretinde hasta yatağında olduğunu belirtir. Musa Anter “Hatıralarım” kitabında, “Halil Hayali Bey, ölümüne yakın kendisindeki çalışma notlarını bana verdi. Bunların içinde paha biçilmez vesikalar vardı. Hacî Qadirê Koyî’nin kendi el yazması ile divanı, Ziya Gökalp’in kendi eliyle yazdığı Kürdçe grameri ve kendisinin Kürd dili üzerine araştırmaları vardı.”[32] Burada fazla ayrıntıya girmeden ilerleyen sayfalarda Halil Hayalî’nin Kürd diline dair çalışmalarından daha ayrıntılı bir şekilde bahsedeceğiz.

Kendisini gördüğümde bugünkü Orman Fakültesi baş muhasipliğinden emekliydi. Oldukça kültürlü ve o ölçüde güzel kalemi olan Halil Hayali Bey’in gözlerinden adeta vatan aşkı parlıyordu. “Benim bütün emelim, sağlığımda, bu zalim milletlerin ayakları altında çiğnenen ve bu zillete layık olmayan Kürd milletinin kurtuluşunu görmektir.” derdi.[33]

Halil Hayalî yaşamının son dönemlerinde kızı Naciya Hanım’ın evinde kalıyordu ve o da işi gereğince Ankara’da ikamet ediyordu. Anter’in adı geçen eserinde aktardığına göre, kızı Naciye Hanım[34], babası Halil Hayali için, “O, namuslu bir Kürd milliyetçisidir.” derdi.

Halil Hayalî, 14.06.1946’da Ankara’da kızı Naciye Modan’ın evinde 82 yaşında vefat etmiş, orada defin edilmiştir ve mezar taşının üzerinde “Halil Hayali Modan” yazılıdır.

 

[1] Ekrem Cemil Paşa, Muhtasar Hayatım, Brüksel Kürt Enstitüsü, 1991, s. 20

[2] Tahir Baykuşak, Xelîl Xeyalî Modan (1865-1946), Kürt Tarihi, Sayı: 9, Ekim-Kasım 2013, s. 34

[3] Kadri Cemil Paşa (Zinar Silopî), Doza Kurdistan: Kürt Milletinin 60 Yıllık Esaretten Kurtuluş Savaşı Hatıraları, Özge Yayınalrı, İkinci Basım, Ankara-1991, 29, 31

[4] Ekrem Cemil Paşa, a.g.e., s. 20

[5] Said Nursi, İçtimai Derler; İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi, Zehra Yayıncılık, İstanbul, 2004, s. 191

[6] Hetawî Kurd, Sayı: 4, 19 Mart 1330 (1 Nisan 1914)

[7] Kadri Cemil Paşa (Zinar Silopî), a.g.e., s. 29

[8] Kadri Cemilş Paşa (Zınar Silopi), a.g.e., s. 29-30

[9] Halil Hayali Mutki, Elifbayê Kurmancî, Tabi’: Kurdizade Ahmed Ramiz, 1325

[10] Mamoste Qedrî, Elîfbaya Xelîl Xeyalî, Kovara Bîr, Hejmar: 3, Payîz 2005, Dîyarbekir, s. 92-107

[11] Kadri Cemil Paşa (Zinar Silopî), Age., s. 29

[12] Celilê Celil, Kürt Aydınlanması, Avesta Yayınları, İstanbul, 2001, s.70

[13] Modanî X., Rojî Kurd, sayı: 2, 14 Şaban 1331 (19 Temmuz 1913), İctihad Matbaası, sayfa: 25, 26, 27, 28

[14] Modanî X., Rojî Kurd, sayı: 2, 14 Şaban 1331 (19 Temmuz 1913), İctihad Matbaası, sayfa: 29, 30

[15] Modanî X., Rojî Kurd, sayı: 2, 14 Şaban 1331 (19 Temmuz 1913), İctihad Matbaası, sayfa: 32

[16] M.X., Rojî Kurd, sayı: 3, 11 Ramazan 1331 (14 Ağustos 1913), Mahmud Beg Matbaası, sayfa: 18, 19, 20

[17] M.X., Rojî Kurd, sayı: 3, 11 Ramazan 1331 (14 Ağustos 1913), Mahmud Beg Matbaası, sayfa: 20, 21, 22

[18] M.X., Rojî Kurd, sayı: 3, 11 Ramazan 1331 (14 Ağustos 1913), Mahmud Beg Matbaası, sayfa: 29, 30, 31

[19] M. X., Rojî Kurd, sayı: 4, 10 Şevval 1331 (12 Eylül 1913), Resimli Kitap Matbaası, sayfa: 22, 23, 24

[20] M. X., Rojî Kurd, sayı: 4, 10 Şevval 1331 (12 Eylül 1913), Resimli Kitap Matbaası, sayfa: 25

[21] M. X., Rojî Kurd, sayı: 4, 10 Şevval 1331 (12 Eylül 1913), Resimli Kitap Matbaası, sayfa: 26, 27

[22] M.X., Hetawî Kurd,  sayı: 1, 23 Zilkade 1331 (24 Ekim 1913), Resimli Kitap Matbaası, sayfa: 19, 20,21,22

[23] Babê Naco, Hetawî Kurd,  sayı: 2, 21 Teşrin-i Sani 1329 (4 Aralık 1913), Resimli Kitap Matbaası, sayfa: 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10

[24] M. X., Hetawî Kurd, sayı: 2, 21 Teşrin-i Sani 1329 (4 Aralık 1913), Resimli Kitap Matbaası, sayfa:  25, 26, 27, 28, 29, 30

[25] M. X., Hetawî Kurd, sayı: 3, 29 Kanun-i Evvel 1329 (11 Ocak 1914), Necmi İstikbal Matbaası, sayfa: 21, 22

[26] M. X., Hetawî Kurd, sayı: 3, 29 Kanun-i Evvel 1329 (11 Ocak 1914), Necmi İstikbal Matbaası, sayfa: 20, 21, 22

[27] Babê Naco M.X., Hetawî Kurd, sayı: 4, 19 Mart 1330 (1 Nisan 1914), sayfa: 3, 4, 5, 6,7

[28] Babê Naco M. X., Hetawî Kurd, sayı: 10, 20 Haziran 1330 (3 Temmuz 1914), Necmi İstikbal Matbaası, sayfa: 10, 11, 12, 13, 14, 15

[29] M. X., Ziman, Rojî Kurd, Sayı: 3, 1 Ağustos sene 1329 (14 Ağustos 1913), Bak. Seîd Veroj, Cemîyeta Hêvî ya Talebeyê Kurd (Kürd Talabe Hêvî Cemiyeti) û Rojî Kurd (1913), Dara Yayınları, İkinci Baskı, Diyarbakır, 2020, s. 133

[30] Ahmet Alan, Hetawî Kurd (1913-1914), Avesta Yayınları, İstanbul, 2017, s.224, 225

[31] M. M., İrfan: Kürdçe Lugat, Kurdistan, Sayı: 10, Necm-i İstikbal Matbaası, s. 125

[32] Musa Anter, Hatıralarım, Aram Yayınları 2. Baskı, İstanbul, 2011, s. 62

[33] Musa Anter, Hatıralarım, a.g.e., s. 62

[34] Musa Anter ‘in “Hatıralarım” kitabında,  “Nazmiye” olarak geçmektedir.

Bersiv bide

Ji kerema xwe re şiroveya xwe binivsîne
Ji kerema xwe re navê xwe binivsîne